Mahallenin ağaç isyanı

Mahallenin ağaç isyanıKAYSERİ’nin Erciyesevler Mahallesi’nde, bir kısmını halen Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’nün kullandığı ve 240 ağacın bulunduğu 10 bin 734 metrekare alan, ticari alan olarak tescillendikten sonra Özelleştirme İdaresi tarafından 19 milyon liraya satıldı. Ağaçlık alana 15 katlı binalar yapılacağını öğrenen semt sakinleri ise harekete geçti. Aralarında çocukların da bulunduğu yaklaşık 300 kişi “Betona hayır” sloganları atarak protesto yürüyüşü düzenledi. Bu karardan dönülmesi için imza kampanyası başlatan mahalleli adına konuşan Mustafa Yeşil, bu alanın son 10 yıl içinde Emniyet Müdürlüğü, muhtarlık ve mahalle sakinleri tarafından ağaçlandırıldığını anlattı. Hazine’ye kayıtlı alanın Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na devredilerek ticari ve 15 katlı konut alanı olarak tescillendiğini belirten Yeşil, “Bu tescile karşı Başbakanlığa itiraz ettik. Ancak geçtiğimiz günlerde özelleştirme yapıldı” dedi.  

Babası üçü de olabilir

Babası üçü de olabilirAnkara’da boşanma davasında adam çocuğunun velayetini isteyince kadın “Zaten çocuk senden değil, vermem” itirafında bulundu. Kadının, hâkimin “Peki, çocuğun babası kim?” sorusuna verdiği cevap herkesi şoke etti: “Kayınpederim, onun kardeşi veya komşumuz olabilir. Çünkü hepsi bana tecavüz etti!” DAVA dosyasına göre, H.A. (28) ve G.A. (30) 2006 yılında evlendi. Bir oğulları oldu. 2011’de kadın, kayınpederini bıçakla yaralayınca hakkında Ankara 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.
‘KAYINPEDERİM TECAVÜZ ETTİ’
H.A., kayınpederinin kendisine tecavüz ettiğini öne sürdü. Bu olaydan sonra evden ayrılıp Ankara Barosu Gelincik Merkezi’ne başvuran H.A., kadın sığınmaevine yerleştirildi. H.A. ayrıca 7’nci Aile Mahkemesi’nden kocası ve kayınpederi hakkında 6 ay süreyle korunmaya yönelik “tedbir” kararı aldırdı ve boşanma davası açtı. Dava dilekçesinde, evlendiği günden beri evde baskı ve şiddet gördüğünü anlattı. Ankara 8’inci Ceza Ağır Mahkemesi’nde görülen davada kayınpeder E.A. “cinsel saldırı”dan, tecavüze uğradığı için bıçakladığını iddia eden H.A. ise “adam yaralamaktan beraat etti. Ankara 1’inci Aile Mahkemesi’nde görülen boşanma davasında ise karısının yalan beyanlarda bulunduğunu, evlilik birliği içerisinde asli görevlerini yerine getirmediğini, babasına iftira attığını öne süren koca G.A., “Tek şartla boşanırım, çocuğumun velayeti bana verilsin ” dedi. ‘
ÇOCUĞUM KOCAMDAN DEĞİL
’Duruşmada söz alan kadın, “Çocuk kocamdan değil” dedi. Mahkeme hâkimi Zeynep Öksüzoğlu, “Peki kimden” diye sorunca H.A. “Kayınpederim, onun kardeşi İ.A. veya komşumuz A.M.’den olabilir, çünkü bana tecavüz ettiler, tehdit ettikleri için kimseye söyleyemedim” dedi. Hâkim Öksüzoğlu, “Böyle tecavüz mü olur? Neden baştan olayı doğru söylemeyip herkesten gizliyorsun, mahkemede söyleseydin” diyerek tepki gösterdi.  

Prens Charles’a Türk ‘makas’ı

Prens Charles’a Türk ‘makas’ıGazetecilerden kaçamadıİngiltere’nin Tottenham şehrinde 2011’deki yağma olayının mağdurlarını ziyaret eden İngiltere Galler Prensi Charles  Türk asıllı Burçin ve Mehmet Akbaşak çifti ve ikiz kızları ile bir buluşma gerçekleştirdi. Kızlardan Kayla, sohbet esnasında bir anda Prens Charles’ın burnunu sıktı ve gazeteciler bu görüntüyü yakaladı.Akıllara Erkan bebek geldiFotoğrafların medyada yer almasıyla birlikte Kayla İngiltere’de bir anda ünlü oldu. Baba Akbaşak ise isyan sırasında yaşadıkları kötü dakikaları paylaştı. Akbaşak, televizyonda evinin yanışını izlediğini söyledi. Fotoğrafı görenlerin aklına ise ABD’nin eski başkanı Bill Clinton ve Erkan bebek geldi.

Kaybedilen veri gelmiyor!

Kaybedilen veri gelmiyor! Oysa Kaspersky Lab ve B2B’nin araştırmalarına göre geçen yıl, kullanıcıların %61’i, kötü amaçlı yazılım saldırıları sonucu kaybettikleri verilerini kurtaramadı…  Cihazdan çok içinde sakladığımız verilerin güvenliğini önemsiyoruz. Oysa Kaspersky Lab ve B2B’nin araştırmalarına göre geçen yıl, kullanıcıların %61’i, kötü amaçlı yazılım saldırıları sonucu kaybettikleri verilerini kurtaramadı…  Zararlı yazılım saldırıları, kişisel ve kurumsal veriler üzerinde yıkıcı etkilere neden olabiliyor. Dahası bu değerli verileri geri alabilmenin maalesef bir garantisi yok.Online güvenlik şirketi Kaspersky Lab ve araştırma şirketi B2B tarafından yapılan ankete göre, kullanıcıların yalnızca %39’u kötü amaçlı bir yazılım saldırısı sonucu kaybettikleri verinin tamamını kurtarmayı başarmış durumda. %61’i ise bu bilgilerin en azından bir bölümünü tamamen kaybettiğini açıklıyor. 
Anketin diğer sonuçları da oldukça çarpıcı… Örneğin, her beş saldırıdan biri, gizli verileri çalma veya bozma konusunda başarı gösteriyor. Kurbanların %17’si için bu veriler geri dönüşü olmayan bir şekilde kaybolurken, %44’ü kaybolan verinin yalnızca bir kısmını kurtarabilmiş durumda…  Öyle ki böyle bir durumda kullanıcılar cihazlarından çok veri kaybı konusunda endişe yaşıyor. Kullanıcıların %56’sının veriyi, onu depolayan bilgisayardan çok daha fazla değerli olarak konumlaması, bunu açıkça gösteriyor. Kullanıcılar, veri kurtarma işlemi için para harcamaya da hazır ve on kişiden biri kaybolan baytları geri almak için dışarıdan bir uzman tutuyor. 
ARTIK ÇOK GEÇ OLABİLİR  
Ancak veri kurtarmak için genellikle çok geç oluyor ve maalesef tüm veriler geri yüklenebilir olmuyor. Örneğin, eğer kullanıcının bilgisayarına dosyaları şifreleyen zararlı bir program olan şifreleyici isimli bir dosya bulaştıysa, bu durumda bir uzman dahi çaresi kalıyor. Bu dosyaların şifresini çözmek için özel bir anahtar gerekiyor. Bu anahtarı ele geçirmenin tek yolu, genellikle fidye talep eden suçlularla uğraşmak.  Bu tür zararlı yazılımların en tehlikeli örneklerinden biri Seftad olarak adlandırılıyor. Başarılı bir Seftad saldırısı, kullanıcının yalnızca fotoğraf ve videolarını şifrelemekle kalmıyor, aynı zamanda ana önyükleme kaydını (MBR) da şifreleyebiliyor. Bilgisayara erişimi tamamen engelleyen bu saldırı, sabit diskteki tüm programlara geri dönüşü olmayan bir şekilde zarar verebiliyor. 
NE YAPMALI? 
Peki, kötü amaçlı saldırılar sonucu önemli bilgileri kaybetmeyi engellemenin herhangi bir yolu var mı? Dijital cihazlarda değerli veri depolamamak da dahil olmak üzere tabii ki birçok yöntem var. Ancak sadece ikisi gerçekten uygulanabilir – düzenli yedekleme ve güvenilir bir koruma çözümü. Kaspersky Lab’in bu konuda siber tehditlere ait özelliklere uygun güvenlik çözümleri bulunuyor. Örneğin, Windows’un siber suçlular tarafından en sık saldırıya uğrayan masaüstü platformu olduğunu biliyoruz. Saldırganlar, rootkit teknolojileri, güvenli uygulamalardaki zayıf noktalar gibi hedeflerine ulaşmak için gelişmiş birçok teknik kullanıyor. Onlarla mücadele etmek için Kaspersky Internet Security, en tehlikeli tehditleri geri püskürtmek üzere, yazılımların açık noktalarına karşı koruma sağlayan Otomatik Açıklardan Yararlanma Amaçlı Kod Engelleme ve Anti-rootkit sistemleri gibi çeşitli proaktif teknoloji özelliklerine sahip. Veri koruması için kullanılan diğer teknolojilere örnek olarak, Mac için Kaspersky Internet Security ve Android için Kaspersky Internet Security olarak sıralanıyor.  

Cezaevi yönetimi gazeteci Saymaz\'ı terörist ilan ettiTekirdağ 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde bulunan Ali Haydar Saygılı adlı mahkumun Radikal Gazetesi muhabiri İsmail Saymaz’a gönderdiği cezaevi sorunlarını anlatan faks, “yasadışı terör örgütü üyelerinin birbirleriyle örgütsel amaçlı haberleşmesi” diye yasaklandı. Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ali Haydar Saygılı, yolladığı ikinci faksta, “Bu vesileyle sizin ve gazetenin de ‘terör örgütü’ olduğunuza dair ‘tespit’ yapılmış oluyor. Bu örnek ne denli keyfi yorumlara bağlı olarak haklarımızın sınırlandığını gösteriyor” dedi. Yasadışı Marksist Leninist Komünist Parti (MKLP) üyeliği iddiasıyla Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde kalan Ali Haydar Saygılı, geçen 29 Ocak’ta Radikal gazetesi muhabirini gönderilmek üzere, bir faks kaleme aldı. Saygılı, faksta, cezaevinde bir başka arkadaşının yanına geçmek istediklerinde idarenin bu talebi dikkate almadığını, tersini yaparak zorla yerlerinin değiştirildiği anlattı. “Hapishanelerde” diye başlayıp “değildir” diye biten faksta, bu uygulamanın son örneğini aktardı. Ne var ki faks, cezaevinin Disiplin Kurulu’na takıldı. 30 Ocak’ta toplanan kurul, Saygılı’nın Saymaz’a gönderdiği faksta “yasadışı terör örgütü üyelerinin birbirlerine, örgütsel konularda bilgi ve haber vererek, kamuoyu oluşturmak maksadıyla yazılmış yazılar olduğu”nu savundu. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün 9/3. maddesi gereğince “terör örgütü mensuplarının örgütsel amaçlı haberleşmelerine neden olduğu” gerekçesiyle faks karalanarak, sahibine iade edildi. Bunun üzerine Saygılı, bu kararı da ekleyerek, ikinci bir faks yolladı. Saygılı, ikinci faksta, “Bu vesileyle sizin ve gazetenizin de ‘terör örgütü’ olduğunuza dair ‘tespit’ yapılmış oluyor. Bu örnek ne denli keyfi yorumlara bağlı olarak haklarımızın sınırlandığını gösteriyor” dedi. 

Barakada yürek burkan dram

Barakada yürek burkan dramMUĞLA’nın Bodrum İlçesi’ne bağlı Yalıkavak Beldesi’nde, kedi, köpek ve tavuklarıyla yaşadıkları barakada açlık ve bakımsızlıktan ölmek üzereyken bulunan İbrahim Cümert (78) ve eşi Sabahat Cümert’e (80) Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ekipleri sahip çıktı. Bodrum Devlet Hastanesi’ne kaldırılan yaşlı çift, tedaviye alındı. Yerli yabancı turistler için cennet olarak kabul edilen Bodrum bu kez bir drama şahit oldu. Yalıkavak Beldesi, Gökçebel Mahallesi’ndeki lüks villalar arasındaki arsada teneke ve tahta parçalarından yapılmış barakada yaşanan insanlık dramı yürek burktu. İbrahim-Sabahat Cümert Çifti’nin iki gündür ortalıkta görünmemesi ve barakalarından hiç çıkmaması üzerine şüphelenen çevredekiler durumu, Aile ve Sosyal Politikalar Muğla İl Müdürlüğü ve Yalıkavak Belediyesi’ne bildirdi.       YAŞLI ÇİFTİN YÜREK BURKAN DRAMI  / FOTO GALERİ  Bunun üzerine Yalıkavak Belediyesi Zabıta ekipleri, Gökçebel Mahallesi Muhtarı İbrahim Bayır ve Aile ve Sosyal Politikalar Muğla İl Müdürlüğü’nde görevli sosyal hizmet uzmanı Cihan Aslan ile 112 Acil Servis çalışanlarından oluşan bir ekip, Cümert Çifti’nin yaşadığı barakaya gitti. Kötü kokuların geldiği barakaya giren yardım ekipleri, gördükleri manzara karşısında şoke oldu. Kedi, köpek ve tavuklarıyla, aynı barakada yaşayan ve açlık ve bakımsızlıktan bitkin halde olan ve buna bağlı görme bozukluğu yaşadığı belirlenen Cümert çiftinin hali yürekleri dağladı. Kımıldayamayacak durumda oldukları için tuvalet ihtiyaçlarını da bulundukları yerde giderdikleri anlaşılan yaşlı çiften Sabahat Cömert’in, güçlükle, “Kızlarım mı geldi? Nerdeler, göremiyorum? Kurtarın bizi?” dediği duyuldu. BARAKADA YÜREK BURKAN DRAMİki kızı ve akrabalarının kendilerini terk ettiğini söyleyen İbrahim Cümert, “Yıllardır bu barakada eşim ile ben yardım bekliyoruz. Elektrik ve suyumuz yok. Komşular bir şey verirse yiyoruz, eşim yıllardır yıkanmıyor. Tuvalete dahi gidemiyor” dedi. Güçlükle ikna edilip, barakalarından çıkartılan Cümert Çifti, tedavileri için Bodrum Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Sosyal Hizmetler Uzmanı Cihan Aslan, barakada gördükleri ortamda Cümert çiftinin yaşamasının mümkün olmadığını belirtip, “Yaşlı kadının sağlık durumu ağır. Önce hastanede tedavi ve gerekli diğer bakımlarını yaptıracağız. Ardından huzurevine yerleştirmek daha sağlıklı koşullarda yaşamlarını sürdürmek için elimizden geleni yapacağız” dedi. Barakanın yakınında evi bulunan Erdal Aydın, yaşlı çiftin durumunun içler acısı olduğunu belirtip, “Belki iki gün daha geç kalınsa, bu iki insan ölmüş olacaktı. Bu çağda bu manzara turizm kenti Bodrum’a ve ülkemize yakışmıyor” diye konuştu.

Gezi iddianamesi kabul edildi

Gezi iddianamesi kabul edildiGezi iddianamesini mahkeme kabul etti. 7’si yabancı 255 şüphelinin 1 ile 11.5 yıl arasında hapsi istenen iddianamede, “Camide içki içildiğine dair tespitte bulunulamadı” denildi. Mahkemenİn 15 günlük inceleme süresinin dolmasına 1 gün kala kabul ettiği iddianamede sanıkların “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet”, “görevi yaptırmamak için direnme”, “kamu görevini usulsüz üstlenme ve kamu malına zarar verme”, “özel kıyafetleri usulsüz kullanma”, “suçluyu kayırma”, “ibadethaneyi kirletmek suretiyle zarar verme” ve “hırsızlık” suçlarını işledikleri iddia edildi.
BEZMİ ALEM VALİDE SULTAN CAMİSİ’NDE O GECE YAŞANANLARCAMİDE İÇKİ YOK
İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nca  hazırlanan iddianamede eylemcilerin sığındığı Bezmi Alem Valide Sultan Camisi’ndeki görüntülerin çözünürlüğünün düşük olduğu, iyileştirme çabalarına rağmen sanıklardan E.Ö.’nün elindeki kutudan ne içtiğinin tespitinin yapılamadığı belirtildi.
YANILTICI ÖNLÜKLÜLER
İddianamede 16 Haziran’da Taksim Ramada Oteli giriş katında usulsüz revir kurulduğu anlatıldı. Otele giren kolluk kuvvetlerinin, doktor üniformalı kişileri yakaladıkları, şüphelilerin temin ettikleri ilaçlarla yaralananlara sağlık yardımı yaptıklarının anlaşıldığı, doktorluk mesleğine ait üniformayı yetkileri ve sıfatları olmadan başkalarını yanıltıcı şekilde kullandıkları, usulsüz olarak kamu görevini üstlendikleri ileri sürüldü. İddianamede, “4 şüphelinin de camiye zor durumda kalarak ayakkabılarıyla girdikleri kabul edilse dahi sonrasında ayakkabılar ile gezinmeye devam ettikleri…” denildi.
İLK DURUŞMA MAYISTA
7’si yabancı 255 şüpheli hakkında 1 yıldan  11.5 yıla kadar hapis cezası istendi. İstanbul 55’inci Asliye Ceza Mahkemesi, sanık sayısının fazla olması nedeniyle duruşmanın mayısın ilk haftasında 5 güne yayılmasına karar verdi

Üç yıl önce söylediklerim gerçekleşti

Üç yıl önce söylediklerim gerçekleştiBaşbakan Yardımcısı Bülent Arınç, CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay hakkındaki tahliye kararıyla ilgili olarak “Üç yıl önce söylediklerim şimdi gerçekleşti” dedi. Arınç, Meclis kulisinde gazetecilerin Balbay’ın tahliyesiyle ilgili kararı nasıl değerlendirdiğine yönelik sorularına, “Hayırlı olsun. Tebrik ederim. Gözü aydın. Üç yıl önce söylediklerim şimdi gerçekleşti” karşılığını verdi.      Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, “Hayırlı olmasını diliyorum” dedi.      Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru üzerine aldığı kararı anımsatan Yazıcı, “Hak ve özgürlükler kadar eşitlik kuralı da önemli. Benzer durumda olanlar insanlar için kanun kurallarının aynı şekilde uygulanıyor olması eşitlik kuralı gereğidir. Sanırım diğerleri ile ilgili de alacak. Bunlar Türkiye’nin deneyimi. Türkiye, geldiği bugün itibariyle hem bireysel hak ve özgürlükler açısından hem de demokratik standartlar açısından bir kazanım diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.      İçişleri Bakanı Muammer Güler de doğru kararı hukukun vereceğini belirterek, Anayasa Mahkemesi’nin kararını mahkemenin uygulamış olduğunu söyledi. ÇİÇEK: ‘MEMNUNİYET DUYDUM’TBMM Başkanı Cemil Çiçek, “Sayın Mustafa Balbay’ın tahliyesinden memnuniyet duydum. Geç de olsa bunun gerçekleşmesine sevindim. Umut ederim, uzun süreli tutuklu kalmış olanların da mağduriyetleri giderilir” dedi.Çiçek, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay’ın tahliyesiyle ilgili kararını değerlendirdi.Meclis Başkanı Çiçek, “”Sayın Mustafa Balbay’ın tahliyesinden memnuniyet duydum. Geç de olsa bunun gerçekleşmesine sevindim. Umut ederim, uzunsüreli tutuklu kalmış olanların da mağduriyetleri giderilir”  diye konuştu.

350 milyon liralık LNG Katar’dan yola çıkıyor

350 milyon liralık LNG Katar’dan yola çıkıyorÖnümüzdeki 3 ayın soğuk geçeceğini öngören Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, doğalgaz sıkıntısı olmadığına yönelik açıklamalara rağmen Katar’dan LNG ithal edecek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Katar’dan 350 milyon liralık LNG siparişi verildiğini bildirdi.Türkiye, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın temasları sırasında Katar’a sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) siparişi verdi. Yıldız, 5 kargoluk siparişin aralık, ocak ve şubat ayındaki doğalgaz ihtiyacını karşılayacağını, İzmir Aliağa ve Marmara Ereğlisi‘ne gerçekleşecek teslimatlarla alımın yapılacağını söyledi.Hava tahmin raporlarında ocak ve şubat ayında aşırı soğukların  olacağının söylendiğine dikkati çeken Yıldız, “İzmir- Aliağa’dan girmek üzere 5 kargoluk LNG siparişi verdik Katar’dan. Bunun da  takribi tutarı 350 milyon dolar civarındadır. Bizim doğalgazla ilgili herhangi  bir sıkıntımız hamdolsun söz konusu değildir. Bütün noktalardan normal şartlar altında arzımızı sağlayabiliyoruz” dedi.“İran’dan aldığımız ham petrol zaman zaman dalgalanıyor, şu anda bu miktarı düşürmeye ya da yükseltmeye ihtiyacımız yok” diyen Yıldız, 12-13 ülkeden ham petrol tedarik edildiğini söyledi.Mısır’a bedava vermişlerdi…Katar, geçtiğimiz aylarda da Sisi yönetiminin işbaşında olduğu Katar’a LNG göndermişti. Katar, askeri müdahale öncesi Müslüman Kardeşler yönetiminde yapılan anlaşma gereği gönderilen LNG için para almamıştı.

Bakan Şahin: Bütçe görüşmelerinden sonra görevimi bırakıyorumAile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, bütçe görüşmelerinden sonra görevini bırakacağını açıkladı. CHP’li vekiller, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bakanlığına ait kanun tasarısını sunan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’in istifa etmesini istedi. Şahin’in partisi tarafından Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday gösterildiğini hatırlatan muhalefet vekilleri, Şahin’in seçimlere kadar hem bakanlık hem de vekillik yapmasının etik olmadığını belirtti. Bunun üzerine Şahin, 14 Aralık’ta Meclis Genel Kurulu’nda bakanlığının bütçe görüşmelerinin yapılacağını hatırlatarak, “Bütçeyi teslim ettikten sonra gelen arkadaşımız devam ettirecek çalışmalarımızı” dedi.Bakan Şahin, “Devlet geleneğinde ve siyaseten bu yeni sorumluluk karşısında ne yapılması gerektiğini biliyoruz. YSK’nın kararına rağmen en kısa sürede sürecin yönetilmesini sağlayacağız. Benim anlayamadığım bu acelecilik neden? Daha kimsenin adayı belli değil, yarış başlamadı daha. Benim adaylığım cuma günü açıklandı” diye konuştu.Adaylığı açıklanmadan önce ve sonra üslubuna çok dikkat ettiğini ifade eden Şahin, “Bakan olarak seçim çalışmaları yürütmeyeceğim, bunun haksız rekabete dönüşmesine fırsat vermeyeceğim. Herkes rahat olsun herkes, demokrasi, siyaset etiği neyi gerektiriyorsa onu yapacağım” dedi.